Reklamlar

Tag Archives: dövüş

Erkekler Yogaya, Kızlar Win Çün’e! Hadi Bakiim, Döverim.

Bilen bilir, çok meraklıyımdır…Özellikle hayatı kolaylaştıran ve zamandan kazandıran ürünlere: Mesela bir domates soyucum vardır ki, aman Allah’ım, başyapıttır.  Bir spatulam vardır ki bilmediği şarkı yoktur, jingle bells mi alırsınız, happy birthday mi veya düğün müziği. Bir repertuvar var, karaoke bar gibi…Hele yürürken yerdeki tozları silen terliklerime ne demeli, evde sürekli ayağımda onlarla geziyorum.

Bir de hayatı karşı tarafa zorlaştıran sporlara meraklıyımdır.  Kickbox çok severim mesela; ‘Mavi Kapaklı Ölüm Timi’ yazım Kickbox’a karşı duyduğum sevgiyi(!) anlatır. Mor Çatı’da bence bu savunma teknikleri öğretilmeli. Her yazıda da sosyal içerikli mesaj vermesem ölürüm hani!

İşte geçtiğimiz Cumartesi  onlardan biri olan ‘Uzak Doğu Ama Siz  Beni Lütfen Yakından Dövün’ dövüş sanatlarından Wing Chun’ü denemeye kalktım. Ben kalktım, siz oturun oturduğunuz yerde diye yazıyorum şimdi!

Efendim Wing Chun, Wing Tsun diye de bilinir, kanımca Win Çün (Niçün ama niçün gibi) diye okunabilir. Aman okumasanız da olur, şart diil. Ama neden şart diil?

Cumartesi 14.30 Göztepe’de bir spor salonu. Özel ders değil. Grup dersi. Kocası karısını spor salonunun önünde sapasağlam indirip Bağdat Caddesi’ne tozmaya gider. Bileydim hiç inmezdim arabadan.

Neyse, dersin yapıldığı salona girdim.  Anam, ne göreyim? E bunların hepsi ERKEK! İlk şafak orada attı ama “Sen Atatürk’ün kızısın, yürü bakiyim içeri” dedim kendi kendime. Yiğitliğe bok sürdürmeden gidip hocamla tanıştım. Etrafta erkekler çift çift olmuş birbirlerini dövüyorlar. Hocam bana neyse ki bir iki başlangıç hareketi verdi de tek başıma bi kenarda aynaya karşı onu çalışıyorum. Aynaya bakınca ne göreyim? Ayrık otu gibiyim. Parmağımda yüzük, tırnağımda kırmızı oje ve bileğimde bileklikler (bileziğin modern versiyonu). Üstümde Life Is Good yazan kırmızı bi tişört, altımda, ne olacak, tabi ki eşofman altı. Üstümde “Ben Buraya Ait Değilim” yazsa hiç sakil durmaz, o kadar ait değilim.

Erkek cinsini anlatıyorum: Kiminin üstünde beyaz tişört, kiminin üstünde gri ve tişörtlerinin üstünde Wing Chun yazıyor. Meğersem derecelere göre giyiliyormuş tişörtler. Onun dışında kıllı ve terliler. Altlarında, ne olacak, tabi ki eşofman altı.

Derken içeri gençten uzun sakallı, uzun saçlı, beyaz tişörtlü, irice bi oğlan geldi.  Hocam beni onunla çiftleştirdi mi! Bir iki dövüş pozisyonu gösterip gitti mi! Sırayla bi ben çocuğu dövüyorum, bi o beni dövüyo, sonrada birbirimizden birbirimizi dövdüğümüz için özür diliyoruz. Ben sürekli çocuğu tırnaklıyorum, bilekliklerim kopmasın diye çocuğa biraz üstten sıkar mısın kolumu, ooh eline sağlık çok güzel acıtıyor orası da diyorum. Kollar sürekli çapraz, birbirine çarpıyor. Bileklerim sıkılmaktan kıpkırmızı olmuş derken boğazıma bi dirsek iniyor, kafamı aşağı doğru itip yanağımdan tutarak kafamı şak diye sola çeviriyor, kafamı yukarı sertçe kaldırıp, kolumu arkadan kırıp sırtıma yapıştırıyor, resmen o polis ben suçlu karakola gidiyoruz. Hocam arada gelip tebrik ediyor.  Aman çocuğum bayana iyi davran, Wing Chun yapan kızımız çok az, daha çok artsın istiyoruz, eğitmenler olsun istiyoruz diyor. Sonra da bunları diyen kendi değilmiş gibi üstümde başka bi dövüş hareketi gösterip gidiyor. Saate bakıp duruyorum. Kafam bi aşağı bi yukarı ambale olmuş, beynimdeki kablolar birbirine karışmış, yenilgi halindeki Rocky Balboa gibiyim. Hoca bişey söylüyor ama hem hocayı iki görüyorum hem sesi uzaktan geliyo. Aptalım, sağırım, körüm ben o anda, anlamıyorum. Bi de kafa sallıyorum haha anladım diye..Hocamın aklı başında tabi: Pek anlamış gibi durmuyorsun, diyor. Gülüyorum son gücümle, valla anladım, diyorum.

Ben oradan sağ salim çıktım ya bi daha zor sokarlar. Bi yıllık dayağımı da yedim. Herhalde yılda bir kendimi dövdürmeyi seviyorum ben, ne biliyim…Üniversiteli gençler, liseliler gitsin kardeşim, oğullarımı büyüdüklerinde gönderirim bak mesela. Hayır, taze hücreliler, çabuk yenilenirler. Ben şimdi 2 hafta bu ağrılarla yaşayacağım. Bi de hocadan dayak yediğim yetmiyomuş gibi azar işittim: Haftaya bu tırnaklar kesilecek! Dövüş derecen olmasa ben bu lafın için seni kocama bi güzel dövdürtürdüm amma…Onun yerine dedim içimden(!):

Oldu canım! Beni bulursan kesersin!

Reklamlar

‘Mavi Kapak’ Ölüm Timi

KICK BOX hocam beni sokak dövüşçüsü yapmaya çalışıyor! Hayatımda bir kızın saçının telini çekmişliğim yok diyorum adama, daha da gaza geliyor: Artık çekeceksin!

Hocam plastik su şişesinden su içiyor…Sonra su şişesinin mavi kapağını gösteriyor…Hemen atlıyorum lafa: Evet evet topluyoruz biz de mavi kapak, yardım kampanyası için di mi?
Meğer lafını balla kesmişim: Bu, küçük ama önemli bir savaş aletidir! İleri ki derslerde plastik kapakla nasıl adam öldürülür onu gösterecem, diyor…Ana, psikopat mı ne? Ölüm timi kuruyor, beni de ona mı katıyor acaba? Evet bakışlarım öldürücü olabilir ama geri kalanım, asla! Valla bu adam yüzünden plastik şişeden su içenin 10 metre etrafından dolanıyorum artık! Kampanya manpanya hak getire!

Neyse, hocam devam ediyor vurduya kırdıya: Kapkaççı nasıl etkisiz hale getirilir?
Kapkaççı arkadan yaklaştı…Elini çantaya doğru uzatmasıyla başparmağını üst boğumdan tutup bi çevireceksin, kendini yerde bulacak!
Diyosun…Sonra kalkıp benim peşimden koşmasın? Ya da şöyle olsa hocam: Kapkaççı gelse, elini verse, ben de bilekten kavramak suretiylen dönüp “Bi dakka kardeş, başparmağını bi verir misin, boğumu iyi ayarlamam lazım, tam boğumdan sıkmak lazım, yalnız şu çantamı bi tutar mısın, elimde çanta varken yapamıyorum da, heh sağolasın” desem napar acaba? Bi taraftan sıkarken, bi taraftan öğüt versem, ben senin ananın emekli maaşının olduğu çantayı çalsam, bütün ay nasıl geçinirsiniz desem, ağlayarak kaçar gider mi?

Hocam tip tip bakıyor…Ümitler azalıyor, gözünden anlıyorum…Ölüm timinden şu an itibariyle kovuldum…Ne mal olduğumu anladı, çok şükür…Benim de pilim bitti zaten…Şu an barış içinde bi dünyada uyumak istiyorum…Pamuk gibiyim…Sanırsın döve döve yumuşamış bonfileyim…Endorfin tavan yapmış…Kafam güzel…Değil yumruk yapacak, kaşımı çatmaya halim yok…Lütfen, dövüşmek lazım gelirse derslerden sonra gelmesin…Mutlu ve pestil halimle kimseye şiddet uygulayamam ben! Severim, öperim, kapkaççıya al hepsi senin olsun derim…Arabama çarpan olursa, ammaaan koymuşum arabasına, senden önemli mi derim…Dersten sonra olursa derim, yemin ederim…