Reklamlar

Monthly Archives: Şubat 2016

Arif Sağ, Fatma Selamet

images2 sene evvel iş yerimi boyatacaktım. Görüşmeye altında kot pantolon, üstünde bisiklet yaka bir kazak ve dik yakalı, spor şık ekoseli bir ceketle geldi Arif. Ceketinin cebinden de kitap gözüküyordu. “Hayırdır Arif dedim, kitap ne iş?” “Okuyorum otobüste gelirken,” dedi. Çalışanların gözleri yuvalarından çıktı! “Nasıl bir boyacı bu?” dediler. “Anlatayım,” dedim:

10 yıldır tanırım Arif’i. 3-4 yılda bir evimizi boyar. Ondan başkasına boyatmam evimi. Karslı, benim dede tarafından. Hemşehrisi oluyorum ya, o yüzden pek sever beni. Kars’a her gidiş gelişinde tekerlek Kars kaşarı ve bal getirir bize. Nakliye, boya badana, tamirat, ne iş olsa yapar. Ekmeğini taştan çıkartanlardan.

Çok takdir ederim kendisini etmesine ama tek kötü huyu çok konuşur, çok amaaan eve bok ata ata boyar; Bu renk duvar boyası istenir miymiş? Yok böyle mutfak mı kalmış kimsenin evinde? Utanmıyor muymuşum? Ne çok CD’im varmış? CD’ye bu kadar para harcayacağıma bi mutfak yaptırırmışım…(Bizim temizlikçi Fatma da arka çıkar arkadaşa, benim bile böyle mutfağım yok valla abla!) Adam boş konuşsa için yanmayacak, doğru da söyler. Aynayı bi tutar yüzüne, hatta gözüne gözüne, insanlığından utanırsın. Arif’ten sonra bir daha CD almadım mesela. Unkapanı esnafı ayağına kapansa “Abla Allah aşkına piyasanın durumu çok kötü” diye, beter ol dersin, acımazsın. Ciğerine işler söyledikleri.

2 gün mü dedi, 2 günde teslim eder evi, hem de pırıl pırıl. Çok da uyguna boyar. Çok affedersin seneler evvel, bizim 150 m2 eve, 3.000 TL fiyat biçtikleri vakit, Arif 1000 TL’ye boyamıştı. Duysalar bütün civar boyacılar toplanıp Madagaskar’a kadar koşarlar arkasından Arif’in, sürümden kazanmak ne demek, sürgün ederler.

Boya süresince evi çay ocağına çevirir. Bolca hikaye anlatır. Bu arada mutfakta temizlik yapan Fatma, işi gücü bırakıp bunun hikayelerini dinler elindeki süpürge sapına dayanarak. Bi gün “Sen nerelisin?” diye sordu Arif, “Sivaslı’yım,” dedi Fatma. “Sivaslı’ları sevmem,” dedi Arif. “Ama Sivas’ın iklimi sert, erkekleri mert olur” diye laf atıp kıkırdamaz mı bizim Fatma. Haydaaa, boya kafa yaptı herkeste! “Yürü git temizliğini yap, kıracam şimdi süpürgenin sapını sırtında!!!” dedim.

Ya işte bizim boyacımız böyle, ya sizinki? 🙂

 

Reklamlar

Ev Alma, Komşu Al

 kötü komşuBizim apartman şenlikli mi şenlikli, kültür mozaiği, çeşnisi bol bir apartman…Herkeslere nasip olmaz böylesi…Gazeteyi aç, 3. sayfaya bak; işte o haberdeki elleri kelepçeli adamı, yaka paça çıkardıkları pembe bina, bizimkisi…Televizyonda haberleri aç, bahsettiği uyuşturucu baronu bizim üst komşu…1 ay önce ellerimle verdim bi fincan toz şekeri, ben çayına katacak zannettimdi… Kadın pazarlayanlar mı istersin, kumar oynatanlar mı? Ne ararsan var. Bizim apartmandan sürekli operasyonla adam alıyorlar!

Örneğin, yıllar evvel, bir gece işten eve dönüyorum, bir adam peşime takıldı. Evime kadar arabayla takip etti. Zor attım kendimi eve. Ertesi gün güvenliği fırçaladım:

“Neredesiniz? Bi adam takıldı peşime. Kimse yoktu etrafta” diye.

Güvenlik dedi ki:

“Abla adam sakallı mıydı?”

“Evet”,

“Mercedes miydi arabası?”,

“Evet”,

“Siyah mıydı rengi?”,

“Evet”,

“Takım elbiseli miydi?”,

“Evet”,

“Abla o şey ya…”,

“Ney? Tanıdık mı?”,

“Yok. Pe….nk”,

“Neee?”,

“Evet. Şurda çapraz dairede kadın pazarlıyordu. Şikayet edildi, çıkartıldı ama demek yine dolaşıyor buralarda.”

Allaam sen aklımı koru yarabbim. Beni yakalasa o kızların yanına kapatacak ve beni de pazarlayacaktı öyle mi? Allaam görüyor musun, kocam mışıl mışıl uyurken ben pazarlığa tabi tutulmamak için savaş vermişim meğer!

Başka bir akşam deprem oldu, uyuyakaldığım koltuktan fırlayıp salona koştum. Kocama “deprem oldu, farkettin mi?” dedim. Pişmiş kelle gibi sırıtıp, “Asıl deprem burda kızım” dedi heyecanla. Meğer çapraz daireye yüzleri kar maskeli, üstleri kamuflajlı, ellerinde ucu yerlere kadar silahları olan özel timden polisler baskın yapmış. Eşim de balık kızartıyormuş. Ellerinde eldiven ve maşayla açmış kapıyı, bu sesler ne diye bakayım demiş. Şöyle bi kafayı uzatmasıyla maskeli özel tim dönüp bi bakmış, bizimki neredeyse altına ediyormuş. Kafasıyla içeri gir işareti yapmış polis, bizimki güya “emrin olur abi, kolay gelsin, destekliyoruz, bir şey lazım olursa çekinmeyin çalın kapıyı” der gibi içeri kaçmış. Bütün apartmanı kuşatmışlar. Polisin uzun zamandır aradığı ve bizim sarışın komşunun evinde yakalanan adam, yalı hırsızı azılı bir katilmiş!!! Kadın da bunun sevgilisiymiş. Kadını takip ederek adama ulaşmışlar. Ertesi gün baktığımızda, kadının daire kapısında kocaman bir delik vardı. İçerisi talan edilmiş, tabiri caiz ise taş taş üstünde bırakmamışlardı.

Kısacası, toplu toplu konutlarda yaşadığında böyle oluyor işte. Durumu kanıksıyorsun bir zaman sonra. Hırsızıyla, katiliyle, uyuşturucu baronuyla mutlu mesut, birlik ve beraberlik içerisinde yaşıyorsun. Kimi zaman kapısını çalıp,”yönetici artık şu kaloriferleri yaksın, biz donuyoruz, ya siz,” diye imza topluyorsun. Ha bu arada işin komiği, güvenlik şirketlerine de tonlarca para veriyorsun bizi korusun diye.